Deprem Simülatörü projesi, Ülkemizde adeta bir dönüm noktası olarak niteleyebileceğimiz 17 Ağustos 1999 depreminin ardından gelişti. Bu deprem Türkiye'de kelimenin her anlamıyla "taşların yerinden oynamasına" neden oldu.
Daha ne olduğunu bile anlamadan 12 Kasım Düzce depremini de yaşayınca halkımızı depremin zararlarına karşı hazırlıklı kılmak için bir şeyler yapmanın gereğine inandık.
Sadece insanlarımızı eğitmekle kalmayıp, binalarımızı da eğitmek konusunda ne yapabilirize gelince işe önce bina yapanları eğitmekle başlamak gerek galiba.
Deprem Simülasyonları, dünyada gelişmiş ülkelerde akademisyen ve endüstrinin hizmetinde yer almaktadır. Dünyada her gün meydana gelen depremlerin % 80 inin ülkemiz ve yakın çevresinde olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Ancak buna karşın alınması gereken tedbirler ve afet acil durum eğitimi konusunda malesef alınması gereken çok yolumuz var.
Amacımız sadece, insanların ayağının altını basitçe sallayarak kısa bir süreliğine de olsa yüreklerine deprem korkusu aşılamak değil. Aynı zamanda geçmiş depremlerin matematiksel verilerini yükleyerek aynı depremi tekrar üretmek ve yapı davranışlarını gözlemlemek. Hatta Yapı malzemelerinin depreme dayanımları konusunda hüküm verebilmek.